Tuhaf Zamanlar
İçinde bulunduğum şu günlerde sürekli hareket halinde olmak çok tuhaf geliyor. İnanılmaz bir koşturmaca içindeyim. Haftanın üç günü İstanbul’da kalan günleri ise Ankara’da olmak gibi bir durumun içindeyim. Ancak her şeye rağmen hayatımın bu kısımları gerçekten çok da fena geçmiyor. Kızımı ve karımı özlemekten kendimi alamıyorum. Özellikle onlara karşı hislerim daha da derinleşti. Onları kaybetme korkusunu üzerimden atmışken tekrar bu durumda olmak beni çok yoruyor.
Geçmişim ve hayatımın anıları gözümün önünden sürekli bir film şeridi gibi geçip duruyor. Ki hiç o kadar dingin de değilim. Bir yerden bir yere giderken özellikle gözümün önünde aniden canlanan aslında pek de sıradan olan anılarımın içinde gidip geliyorum. Kimsenin haberi olsun istemiyorum düşüncelerimden. İçimde sürekli beliren bu anlamsız boşluğu yaşadığım anılarımdan arta kalan acı ile doldurmak istemiyorum. Başaramamış olmanın ya da bazı fırsatları kaçırmış olmanın verdiği ıstırabı yaşamak istemiyorum. Gelecek adına yapılacak önemli şeyleri atalet belası yüzünden kaçırmak da istemiyorum üstelik.